7 Aralık 2011 Çarşamba

Mersin Tercüman

Sevgili Düşmanım Sigara
Böyle bir başlık olur mu?, diye sorabilirsiniz. Yani hem ‘sevgili' diyeceksiniz, yani olumluluktan, güzellikten, bağlanmaktan sözedeceksiniz. Arkasından “düşmanım” kelimesiyle cümlenizi ve mesajınızı tamamlayacaksınız.
Şaka bir yana, Behzat Şaşal ustanın, yıllar önce yayınladığı ve minik görüntüsüyle 244 sayfa ile okurlarının karşısına çıktığı çıkarıldığı bir kitabı bu efendim. Bugün onun sayfaları arasında gezeceğiz. Gezintimiz sırasında neler göreceğiz, nelerle karşılaşacağız, hep birlikte göreceğiz efendim. Buyrun:
GENEL OLARAK KİTAP
Öncelikle bir önsöz ve giriş bölümleriyle, sayfalarıyla karşılaşıyoruz. Bir cümle önsözden: “Bir kitap (ölürüm de sigarayı bırakmam) diyecek kadar tiryakisi olmuş kişiler için değil, yeni başlamış fakat tiryakisi olmamış veya sigaraya henüz başlamış kişiler için yazılmıştır” denilişi kitabın vermek istediği, getirmek istediği mesajı, hedefi için önemlilik taşıyor.
Giriş bölümünde de, sigaradan getirdiği, yarattığı zarar ve sıkıntılardan sözedilerek, bazı sualler soruluyor, arkasından “sigara” cevabı ortaya konuyor. Bunlardan, bu suallerden biri:
- Çok önem verdiğiniz, erkeklik veya cinsel gücünüzü azaltan, iktidarsızlık meydana getiren nesne nedir? Sigara...
SONRA SIRASIYLA
Sevgili düşmanım sigara, adlı kitabın içindekiler bölümüne baktığımızda, gördüğümüz başlıklardan bazılarının sıralanışıyla devam edelim:
- Sigarayı tanıyalım /Sigaranın etkileri/ Lütfen dikkat/ Sigara dumanı ve nikotinin etkileri/ Sigaranın kanser etkisi/ Sigara ve seks/ Kadın üzerindeki etkisi/ Özellikle sigara içilmemesi gerektiği anlar/ Sigara, alkol ve din/ Sigara ile savaş/ Sigarayı bırakanlarda görülen rahatsızlıklar vd.
ŞÖYLE BİR BAKALIM
Ve bunlardan sonra efendim, kitabın iç sayfalarına gelişi güzel bir çevirmeyle şöyle bir bakalım, neler göreceğiz?.. Daha doğrusu göreceklerimizden kısa bölümler:
Bölüm başlıkları anlatım başlıkları altında görüyoruz ki, bunların pek çoğu değişik isim ve imzalar tarafından kaleme alınmış, Behzat Şaşal hoca bunların bir araya getirilişini sağlamış.. Örneğin, sayfa 166'da Prof. Dr. Kuddusi Gazioğlu'nun “Sigarayı başlamayı önlemek bırakmaktan daha kolay” başlıklı anlatımı,değerlendirmesi var. Buradan:
- “Sigara içmeyenlere göre içenlerde akciğer ve kalp hastalıklarından ölüm oranı daha çoktur. Örneğin sigara içenlerde akciğer kanseri, kronik bronşit ve amfizem içmeyenlere karşılık 15-20 kat daha fazladır” cümleleri dikkat çekici değil mi?.
SONUÇ OLARAK
Sonuç olarak görüyoruz ki, “Sevgili düşmanım sigara” adlı kitap, bugünün ve yarının anne ve babalarına ithaf edilmiş. Rahmetli Selim Sırrı Tarcan'ın “İçtiğiniz her sigara, tabutunuza çakılan bir çividir” sözüyle kitap, arka kapağındaki bu anlamlı sözle bitirilmiş efendim. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı yineliyorum.. Sağol, eline, kalemine sağlık Behzat Şaşal hoca...

Edirne, Yöre Haber,

Detaylar

ŞAİR VE YAZAR BEHZAT ŞAŞAL HAKKINDA
Behzat Şaşal, Kırklarelili değil. Fakat Kırklareli’ni bilen entellektüel bir şair ve yazardır. Aslen Eskişehirli olup, Ankara’da yaşamaktadır.  ( 26 10 2009 - 00:48 )
Mimar ve şehir planlamacısı olarak Iller Bankasında çalıştı ve emekli oldu. Arkadaşlığımız, dostluğumuz 1957 yılında Ankara’da Yedeksubaylığımız sırasında başladı. Elli yıldan beri devam ediyor.
Behzat Şaşal’ı daha önce yazdığımı ve tanıttığımı hatırlıyorum. Ancak bu değerli Cumhuriyet Aydını’nı, içtenlikli Atatürkçü’yü bir başka açıdan anlatmayı gerekli görüyorum ve bunun da benim işim olduğunu düşünüyorum.
Behzat Şaşal, Kırklareli’nde kitap bastırıp çıkaran ikinci kişidir. Kırklareli’nin ilk kitap yazanı ve çıkaranı Gazeteci Ali Rıza Dursunkaya’dır. Ondan sonra Behzat Şaşal gelir. Şaşal, “DİLEKÇE” adlı şiir kitabında topladığı şiirlerini Kırklareli’nde, Yeni Istikbal Gazetesi matbasında bastırmıştır. Bu nedenle Kırklareli’ni bilir. Yeni kuşaklar bilmez ama Kırklareli’nde meşhur Saraç Hamdi onun akrabasıydı.

Ancak Behzat Şaşal son yıllarda şiirden çok yazıya yönelmiş, seri halde kitap yayımlamaya başlamıştır. Onunla Ankara Halkevleri Genel Merkezinde beraber olduğumuzda o, Söz Söylemek Güzel Konuşmak kurslarına giderdi. Yazı yazmakla beraber, güzel konuşmayı da öne çıkarmaya özen gösterirdi. Daha doğrusu Ankara’da katıldığı kurs asıl adı ile “DÜŞÜN-KONUŞ-DINLE” idi ve Behzat Şaşal toplum önünde söz söylemeyi bir beceri ve sanat haline getirmiştir. Onun şiir kitabı Dilekçe’den sonra çıkardığı kitap SEVGİLİ DÜŞMANIM SIGARA olmuştur. Şaşal sigarayı insanın düşmanı ilan ettikten yıllar sonra hükümet sigarayı kapalı yerlerde yasaklamıştır. Behzat Şaşal’ın böylesine de bir öngörüsü vardır.

Behzat Şaşal’ın üçüncü kitabı daha önceki kitabı gibi bir araştırma kitabıdır. “Evrensel Eğitim ve Bilinçlenmeye Çağrı” adını taşıyan bu kitap eğitim, bilgi ve ahlak kurgulu bir kitaptır. Bu kitabı 2002 yılında yayımlamıştır.

Şaşal inançlı bir insandır. Kendisi ahlakın üstünde güzel bir ahlaka sahiptir. Yaşamını ve sosyal ilişkilerini öyle kurgulamış, her şeyi Ahlak Zemini üzerine oturtmuştur. Bu nedenle din konusuna el atmış, 2003 yılında “Din Evrenseldir, Birlik ve Bütünlüktür” kitabını yayımlamıştır. Behzat Şaşal’a göre Din ve Inanç insana gereklidir. Evrensel ve seküler dinler büyük dinlerdir. Bu dinlere inananlar dünyada çoğunluğu teşkil etmektedir.

Behzat Şaşal’ın 2004 yılında yazdığı kitap ise “Gözetlenmektesiniz” adını taşımaktadır. Bu da bir araştırma kitabıdır. Anlaşılıyor ki Şaşal aynı zamanda bir araştırmacıdır. Eserleri kültür ve bilgi yüklüdür. Nitekim son yazdığı yine araştırmaya dayalı hacimli kitaplarının “CUMHURİYETE GÖLGE DÜŞÜRENLER” ve “NASRETTİN HOCAYA ÇAĞDAŞ BAKIŞ” bu tür kitaplarından başında gelmektedir.

Görülüyorki Behzat Şaşal üretken bir yazardır. Cumhuriyet ve din kültürüne bağlı bir aydındır. Balkanlardan gelmiş bir ailenin insanından da başka türlü bir tavır beklenemez. Şaşal köklerine, geleneklerine bağlı bir insandır. Şu sıralar oldukça ciddi bir rahatsızlık geçirmektedir. Sayın eşinden aldığım bilgiye göre rahatsızlığında iyiye doğru bir gidiş vardır. Buradan değerli dostuma acil şifalar diliyorum. Daha yazacağı kitaplar olduğunu biliyorum.
Hayatın düz çizgi olmadığını da bu vesileyle söylemek istiyorum.

6 Temmuz 2011 Çarşamba

ANAYURT Gazetesi'nde...........

Güncel-Dizi
Din-Yaşam ve Kuantum 
Din-Yaşam ve Kuantum (1)
Yazar Behzat Şaşal’ın üzerinde çalıştığı son kitabı "Din Yaşam ve Kuantum" baskıdan önce yazı dizisi olarak Anayurt Gazetesi'nde...
22 Mart 2011 Salı 

ÖNSÖZ
Çok beğendiğim ve yaşamımda mümkün olduğunca uygulamaya çalıştığım Samuel SMILES’in bir sözü vardır. Samuel SMILES “TEMBEL BİR BEYİN ŞEYTANIN ÇALIŞMA ODASIDIR” diyor.
Elinizdeki bu kitapda bu sözün bir uygulanışına örnektir. Çünkü bu satırları yazan kişi, yani bendeniz 75 yaşında bir insanım. İnsanın bu ve bunun gibi yetmişimden sonra yazdığım kitaplarımın basılıp basılmayacağını, basılsa bile baskılarını görüp göremeyeceğimi bilmiyorum. Ama ben devamlı olarak okuyorum ve yazıyorum, daha doğrusu bir şeyler yazmaya gayret ediyorum.
İçinde yaşadığımız toplumumuzun bugün için en büyük sorunu, din ile bilimin birbirinden ayrı ve farklı şeyler olduğunu sanmasıdır. Burada ve diğer yazılarımda mümkün olduğunca din ve bilimin birbirine karşıt ve hele birbirine düşman durumda olmadıklarını, olmaması gerektiğini ikisinin de aynı özden kaynaklandığını anlatmaya ve açıklamaya çalışıyorum.
Anlatabilir ve açıklayabilirsem ne mutlu bana.
Bu kitabı yazarken ana prensibim, çok beğendiğim bir Kızıldereli duası olmuştur. İnşallah bu duaya uymuşumdur.
“ALLAHIM muktedir olduğum şeyleri yapabilmek için bana cesaret, elimden gelmeyecek şeylere tahammül etmek için huzur ve sükûn, onları birbirinden ayırt edebilmek için de akıl ve hikmet ihsan eyle”
Bilmiyorum bu duaya ne kadar uyabildim.
Benim burada en samimi amacım, din ve bilimin birbirine karşıt ve birbirlerine zıt iki ayrı unsur olmadığını ortaya koymaktır. Din ve bilimin el ele vererek insanlığa daha faydalı ve daha fazla hizmet edeceği hususudur. Din ve bilimin birbirlerine karşıt ve düşmanca davranışlarından vazgeçerek el ele insanlığa hizmet etmesidir.
Elbette katılmadığınız düşüncelerim olacaktır. Sizden ricam bu düşüncelerin bir art niyete dayanmadığını ve özellikle bir çıkar duygusuna hiç dayanmadığını, yalnızca halisane, insancıl düşünceler olduğunu lütfen kabul ediniz.
İyi niyete ve sevgiye dayanan platformda buluşmak dileğiyle…
SAYGILARIMLA…
İÇİNDEKİLER
Önsöz
Bilinmeyen İnsan
Bilimin Din Çatışması ve Nedeni
İki Büyük Yanılgı
Dünyevi Çıkarlar ve İnsan
Dinlerin Ortak Amacını Neden Göremiyoruz?
Evrensel Birliğe Çağrı
Hint Biliminde İnsan ve Şakralar
İnsan Yapısındaki Bilgisayar
Uzay-Atmosferin Sırrı
Atatürk’ü Tanıyalım
* İleri Görüşlülüğü
* Çanakkale – Anzak Askerleri İçin
* Manevi Dünyadan Atatürk’ün Görevlendirilmesi
* Atatürk’ten Duyulmamış Bir Örnek
Atatürk’ün Cuma Hutbeleri
Atatürk’ün Balıkesir Zağnos Paşa Cami Hutbesi (Ek: Atatürk’ü Tanımak ve Anlamak Kitabından)
Atatürk’ün Öngörüşü
Atatürk Diktatör müydü?
* Büyük Olmak İçin
* Bir Şehre “Atatürk” Adının Verilmek İstenmesi
* Bir Okul Ziyaretinde Kapıyı Çalarak Sınıfa Girmesi
* Bir Yurt Gezisi
* Atatürk’ü Taklit Eden Gazeteci
* Çankaya Köşkünde Uykuya Dalan Gazeteci
* Atatürk’e Küfreden Vatandaş
* Ben Bir Diktatörüm
Atatürk’ü Ne Kadar Tanıyıp Biliyorlar
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi
Atatürk’ün Bursa Nutku
Atatürk’ün Hayatında 19 lar
Büyük Yanlışımız – Freud Teorisi
* Freud Psikolojisi
* Psikolojik Yapımız
Asıl Kirlilik Biyolojik Değil, Psikolojik Kirliliktir
Darwin ve Evrim Teorisi
* İslam Dünyasında Darwin Teorisi
* Evrim Teorisinin Değerlendirilmesi
* Darwin Teorisine Kur’an Cevap Veriyor
Bitkilerde İçgüdü
* Bitkilerde İletişim
* İbrik Otu Bitkisi
* Milkweed Bitkisi ve Tırtıllar
* Orkidelerin Şaşırtıcı Taktikleri
* Bir Cinayet ve Çiçekler
* Yaşadığım Bir Olay
Hayvanlarda içgüdü
* Prenses Alice
* Trene Binen Akıllı Koyun
* Cıvıyan Karamela ve Karıncalar
* Kırmızı Balığın Hiddeti
* Yaşamımdan Bir Anı
* Öldürme Deneyi 1- Farelerde
* Öldürme Deneyi 2- Tavşanlarda
* Öldürme Deneyi 3- Kurbanlık Koyun
İnsanlar ve Hayvanlar
* Sahiplerinin Peşinden Giden Arılar
* Yüzbaşı Köpeğini Aldatamadı
* Kazayı Önceden Gören Köpek
* Bir Atın İnanılamayacak Uzun Yolculuğu
* Köpek Söz Dinlemiyor
* Hayvanlar İyilikten Anlar
* Bir Atın Fedakarlığı
* Babamı Unutmayan At
* Yılan ve Çocuk
* Esir Yaşmaktansa
Onlardan Neler Öğrendik
* Pis Dam Kedisi Yasak Cenneti İstemiyor
* Benim Kedim
Düşüncelerimiz
Dışa Dönük Düşüncelerimiz
* Otobüste Bir Bayan Yolcu
* Fransada Bir Deney
İçe Dönük Düşüncelerimiz
* Hücre Yapımız ve Düşüncelerimiz
* Düşünce Gücü ve Kanser
* Kendi Düşünce Deneyimim
İç Yapımıza ve Dış Çevreye Yönelik Düşüncelerimiz
* Babasını Öldüren Çocuk
Beynimiz ve Organlarımız
* Sistemin İşleyişi
* Bir Diş Ağrısı
Düşüncelerimiz ve Sağlığımız
* Moral Ne Demektir
* İçimizdeki Yankı
* Gençliğin Felsefesi
İnsanlık İçin Üç Büyük Tehlike
* İnsanın ve İnsanlığın Maddeleşmesi
* Suni Beslenme
* Haksız Kazanç (Haram)
Din Nedir?
Din ve Din Ayrılığının Nedeni?
Din Üzerinde Yapılan Büyük Yanlışlıklar
* Dinlerin Ortak Noktası, Ortak Felsefesi
* Evrensel Çağrı
* Dini Terimler Tanımı
* Neden?
* Bütün Dinlerin Tek Maddelik Anayasası
Kur’an Ayetleri Üzerinde Bilimsel Araştırmalar İçin Öneriler
* Parapsikoloji
* Parapsikoloji mi, Biyopsikoloji mi?
Bir şeyler Oluyor Anlayan Var mı?
Din İstismarlığı Dinsizliğe Hizmettir
Büyük Tehlike (Uyarı)
Madde ve Mana
İnsanın İki Yapı Taşı
Atom-Hücre ve Frekans
Atom ve Hücrenin Özde Bir Olması
* Çatlayan Vazo
Tabiattaki Gizli Güçler
Kuantum ve Maneviyat
Din ve Kuantum
Tatlı Söz ve Müzik Suyu da Etkiliyor
Bilim, Düşünceyi ’de Görünür Kıldı
Din ve Kuantum Fiziği
* Atom
* Hücre
* Biyofrekans
* Biyofrekansların Kaynağı
Nano Teknoloji ve Beden Yapımız
Bilim ve Bilim Çevreleri
Din ve Bilim Çevrelerine Çağrı
Ortak Çağrı
Bütün Dinlerin Ortak Amaç ve Felsefesi
Bütün Dinleri Kapsayan TEK Maddelik Anayasa

5 Kasım 2010 Cuma

YANILGILARIMIZ VE ÇELİŞKİLERİMİZ
01. KENDİNİZİ ÇOK AKILLI, KARŞINIZDAKİLERİ APTAL SANMAMIZ,
02. ÜZÜNTÜLÜ OLAYLARIN ÖMÜR BOYU SÜRECEĞİNİ SANMA YANILGIMIZ,
- Pısırık, korkak, ses çıkarmayan insanların, suçlu ve haksız oldukları için ses çıkarmadıkları
yanılgısı içindeyiz.
03. KADIN-ERKEK Ayrımındaki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz;
- Birbirimizi İNSAN olarak değil; Cinsel olarak değerlendiriyoruz.
- Bu bizlerde BEN egosunu oluşturuyor. “BEN kadınım, BEN erkeğim”
- Bunun için BEN’ likten kurtulup, BİZ olamıyoruz.
- Ve bu bizim bütün yaşam şeklimizi etkiliyor. Aile, çalışma, siyaset...
04. GELİN-KAYNANA üzerindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Anne, Babalar çocuklarını mutlulukları için evlendirirler, gençler de mutlu olmak için evlenirler.
- Fakat, her iki tarafta da BEN egosu egemen olduğundan mutluluk yok oluyor.
05. ÖĞRETİM ve EĞİTİM üzerindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Okul kitaplarındaki bilgileri öğretmeyi eğitim zannediyoruz,
- Öğretim insanlarda BEN egosunu, eğitim BİZ duygusunu güçlendirir.
- Öğretim NE düşüneceğini, eğitim NASIL düşüneceğini öğretir.
- Öğretim AKLIN yönlendirilmesidir. Eğitim AKLIN özgürleştirilmesidir.
- Diplomaya bilgiden daha fazla değer veriyoruz. Bilgiyi değil, diplomayı değerlendiriyoruz. (Kanser ilâcı bulan bir çobanın başına gelenler !..)
06. ÇOCUK YETİŞTİRMEMİZDE’Kİ Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- İnsan, insanda beyin yapısı ana rahminde iken 23 günlük ve 3mm boyutunda iken oluşur.
- Kalbimiz, 32 günde oluşur ve beynimiz 100 trilyon bilgiyi depo etme özelliğine sahiptir.
- Çocuklarımızın kişilikli, kendine güvenen kişiler olmasını istiyoruz.
Fakat, onların kişiliklerini, güven duygularını yıkıyor, yok ediyoruz.
- Sen yapamazsın, bozarsın, kırarsın, beceremezsin diyoruz. Sonra da, “Bu çocuk neden bu kadar beceriksiz, elinden hiçbir iş gelmiyor, kime benzedi ki” diyoruz.
- Aşırı sevgi ve himaye, aşırı sertlik kadar olumsuz etkiler. (Yaş dal Şiiri)
07. BENZERLİK ve AYNI’ lık üzerindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz:
- Kar taneleri – Bir ağacın on bin yaprağı – İncirin içindeki çekirdekler birbirine benzerdir. Fakat, birbirinin aynı değildir.
- Çok tenkit ediyoruz, yalnızca tenkitle insanları iyi yapmaya çalışıyoruz.
- İnsanları tenkit değil, iyi örnek göstermek gerekir.
08. FİZİKSEL YAPILARIMIZ ve DÜŞÜNCELERİMİZ üzerindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Fiziksel farklılığı kabul ediyoruz. Fakat düşünce farklılığını kabul etmiyoruz.
- Gençlerin, kendilerinin hiç ihtiyarlamayacaklarını sanması,
- Taklit etmekle, taklit ettiğimiz kişi olacağımız yanılgısı, (Özdemir Erdoğan ve Amerikalı Organizatör)
09- İNSANLARI DEĞİŞTİRMEK isteğimizdeki yanılgılarımız ve çelişkilerimiz:
- En büyük yanılgımız, insanları kendimize göre değiştirmek istememizdir.
10. MEDENİYET VE TEKNOLOJİ üzerindeki Yanılgılarımız - Çelişkilerimiz,
- Televizyon, Araba, Cep telefonu’na sahip olmak – Teknoloji; Bunları kullanmasını bilmek medeniyettir.
11. POLİTİKACI-DEVLET değerlendirmesindeki Yanılgılarımız-Çelişkilerimiz
- En büyük yanılgımız, her politikacıyı “Devlet adamı” zannetmemizdir.
- Politikacı BEN merkezlidir. Devlet adamı BİZ merkezlidir.
- Politikacı bir iş veya bir KANUN yaparken, “Bu bana ne oy kazandırır, ne oy kaybettirir” diye düşünür.
- Devlet adamı bir iş veya KANUN yaparken, “Bu milletime ve devletime ne
kazandırır, ne kaybettirir ?” diye düşünür.
- Politikacı, kişilerle ve geçmişle; Devlet adamı, gelecek ve istikballe uğraşır.
- Politikacı, karşısında eğitimli ve bilinçli toplum istemez. (İsmet Paşa)
- Bizim politikacıya değil, devlet adamına ihtiyacımız var.
- Politikacı değil, devlet adamı seçelim.
12. GEÇMİŞ ve GELECEK üzerindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Geçmişi karalamayı, büyük insanları tenkit etmeyi ilericilik ve aydın kişi olmak zannediyoruz.
- Geçmişteki insanları değersizleştirerek, bugünkü insanlara değer kazandırmaya veya geçmişi kötüleyerek bugünü övmeye çalışıyoruz.
- Bunun için geçmişle uğraşmaktan ileriye yönelik yapıcı, çağdaş fikirler üretemiyoruz.
- “Senden iyi olmasın” neden, niçin ?
- Millet ve ülke olarak geçmişle ve kişilerle uğraşan değil, ileriye yönelik yapıcı fikirler üreten aydın insan ve devlet adamlarına ihtiyacımız var.
13. BİLİM ve DİN üzerinde Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Bilim adamı, aydın ve çağdaş görünmenin ana prensip ve kuralının DİN’ e karşıt ve DİN’ i tenkit etmek olduğunu zannediyorlar. Oysa...
- Bilimin ve bilim kanunlarının temel yapısını tabiat kanunlarının, yani atom ve hücre varlığının oluşturduğu bilinmektedir.
- Kur’ an “Tabiat kanunları Allah’ın ilâhi kanunlarıdır” demektedir.
14. DİN ve DİL bağlantısındaki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- DİN belli bir yöre kıyafetinin ve yaşamının egemenliği altında olamaz.
- DİN bir dil’in egemenliği altında olamaz, olmaması gerekir. (Rum s. 30/22)
- Bu ve bu gibi durumlarda DİN evrensel olma özelliğini kaybeder. “Yöresel bir din inancı” olur.
15. DİN, DUA ve ZİKİR; Dualarda isteklerimizin olması için çalışırsak duaların yardımcı etkisi olur. Çalışmayana duaların faydası olmaz.
- Dinler ayırıcı değil, birleştiricidir.
- Ayırımı yapan dinler değil, insanlardır.
16. İSİM ve SIFAT arasındaki yanılgılarımız ve çelişkilerimiz.
- İslâm, isim değil sıfattır.
17. ATATÜRK ve DİN ilişkisindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Atatürk, Atatürkçülük ve lâiklik, Atatürkçü ve lâik geçinen bazı kesimlerden
yediği darbeyi, din kesiminden yememiştir.
- Atatürk’ün DİN ve LÂİK’ lik üzerindeki düşüncelerinden örnekler.
18. HZ. MUHAMMED ve Hz. MUHAMMED GİBİ OLMAK ikilemi üzerindeki Yanılgılarımız ve Çelişkilerimiz :
- Atatürk’ün Kur’ an ayetleri ve Hz. Muhammed’in Hadisleri ile örtüşen
sözlerini toplamam tenkide neden oldu.
- Bütün insanların Muhammedi ve Muhammed gibi olmalarını istiyoruz.
- Fakat, Muhammed gibi konuşmasını, O’nun fikirlerine, düşüncelerine
uygun fikir ve düşünceler söylemesini istemiyoruz.
- Kısacası, Hz. Muhammed ile O’nun gibi olmayı birbirine karıştırıyoruz.
- Din yaşamdır, hayattır. Dini ve Hz. Muhammed’i yaşamdan uzaklaştırıyoruz.
- Dini insanla özleştirmeyin, insanı putlaştırmayın.
19. YANILGILARIMIZ ve ÇELİŞKİLERİMİZİN NEDENİ ?
Olaylar ve sorunlar karşısında değişik alternatifler ve ihtimaller düşünemiyoruz.
Sorunlarımızı ve olayları, bir tek nedene bağlıyoruz ve o TEK nedene
bağlanıp kalıyoruz. Bu durum yaşamımızdaki bunalımlarımızın, streslerimizin esas kaynağı olmaktadır.
- Kulaktan elde edilen Bilgiye ve Kültüre sahibiz. Araştırma ve inceleme yapmıyoruz.. - Yanılgılarımızdan ve çelişkilerimizden ders almıyoruz.
- Bunalımlarımızın, mutluluğumuzun kaynağı olmaktadır.
- Beynimizin, aklımız ve mantığımızı tek yönlü işlemesi.
- Bazı olayların yaşamadan değerlendirilmesi mümkün değildir. Örneğin: Anne – Baba olmadan anneliğin ve Babalığın ne olduğu anlaşılamaz ve değerlendirilemez.
- (İsmet İnönü ve Annesi – Osman Öcalan – Ben ve Babam)
VATANI KURTARAN ATATÜRK’Ü, VATANDAŞLIK
HAKKINDAN YOKSUN EDİLME VE VATANSIZ BIRAKILMA
GİRİŞİMİ
Behzat ŞAŞAL
Atatürk’ü hedef alan üç Milletvekili tarafından Aralık 1922 de Meclis Başkanlığı’na bir kanun teklifi veriliyor. Altındaki imzalar Selâhattin Bey (Mersin), Süleyman Necati Bey (Erzurum) ve Emin Bey(Samsun). O sırada seçim yapılacak. Paşa Milletvekili seçilmesin diye seçim kanununda bir değişiklik yapılmasını öneriyorlar.
Şöyle:
1. Büyük Millet Meclisi’ne üye seçilebilmek için Türkiye’nin bugünkü sınırları içindeki yerlerden birinde doğmuş olmak şarttır.
2. Daha sonra göçmen olarak gelenler, ancak bir seçim bölgesinde BEŞ YIL aralıksız yaşamışsa seçilebilir.
Bu kanun teklifi üzerine Atatürk’ün Meclis kürsüsünde yaptığı konuşma:
“Efendiler, ne yazık ki doğum yerim bugünkü sınırlarımız dışında kalmış bulunuyor. Fakat bu böyle ise bunda benim kesinlikle bir kasıt ve kabahatim yoktur. Eğer düşmanlarımız tamamen amaçlarında başarılı olmuş olsalardı, Allah göstermesin, bu teklife imza koyan efendilerin seçim bölgeleri de sınırlarımız dışında kalabilirdi.
Ayrıca, herhangi bir seçim bölgesinde beş yıl devamlı oturmamış isem, o da bu vatana yaptığım hizmetler yüzündendir. Eğer bu maddenin öngördüğü şartı kazanmak isteseydim, Arıburun ve Anafartalar savunmasını yapmamaklığım lazım gelirdi. Bitlis ve Muş’ u aldıktan sonra Diyarbakır’ a doğru genişleyen düşmanın (Rus ordusunun) karşısına çıkmamaklığım lazım gelirdi. Suriye’ yi tahliye eden orduların enkazından Halep’ te bir ordu teşkil ederek düşmana karşı savunmamaklığım ve bugün milli sınır dediğimiz hududu fiilen tespit etmemekliğim lazım gelirdi.
Zannediyorum ki ondan sonraki çalışmalarım hepinizin malumudur. Hiçbir yerde beş yıl oturmayacak kadar çalışmış bulunuyorum. Ben zannediyorum ki, bu hizmetlerimden dolayı milletimin sevgi ve ilgisine sahip oldum. Belki bütün İslam aleminin sevgi ve ilgisine sahibim.
Vatandaşlık hukukundan, seçilme hakkından dışlanacağımı asla hatıra getirmezdim.
Tahmin ediyorum ki, yabancı düşmanlar bana suikast etmek suretiyle de memleketimdeki hizmetlerimden beni ayırmaya çalışacaklardır. Fakat hiçbir zaman hatır ve hayale getirmezdim ki, yüce Meclis’ te isterse iki üç kişi olsun düşmanlarla aynı zihniyette bulunabilsin...’’
(Bu kanun teklifi reddedildi. Ama bu utanç verici ihanetin belgesi arşivlerde kaldı.
Atatürk sen, ne büyük adam ve ne büyük insandın. Neler yaşadın, neler çektin.
Seni seviyoruz. Allah rahmet eylesin, nur ve huzur içinde yat sevgili Atatürk.
)
***
1.2-2-1922. TBMM. Söylev ve Demeçler. Cilt 1-Sayfa 299
2.Türk Parlâmento Tarihi, Milli Mücadele ve TBMM, 1. Dönem 1919-1923 Cilt: 1 S. 748 – Fahri ÇOKER
(LÜTFEN; TÜRKÇE OLARAK VE BAŞKA DİLLERE ÇEVİREREK ÇOĞALTIP, DAĞITINIZ.)